Gazeteci İsmail Öğeday: Bir Adam, Bir Mücadele Hikayesi
İnsanların yolları kesişir, hikayeler birbirine karışır. Benim İsmail Öğeday’la tanışmam, onun meslek hayatında ikinci yılına denk gelir. Yıl 2016. Afyon’un o soğuk, iliklere işleyen havasında, yazın kavurucu sıcağında çalışıp çabalayan bir gazeteci... Radyo, gazete, internet haberciliği derken, kimi zaman emeğinin karşılığını almış, kimi zaman alamamış; ama hep azimle ilerlemiş. Sultan Dağı’nın eteklerinden kopup Afyon’un basın dünyasında kendine bir yer açmaya çalışan, inatçı, çalışkan bir insan.
Basın camiasında var olmak kolay değildir. Hele bir şey bilmeden bu işlere adım attıysanız, vay halinize. İsmail Öğeday ise bu camianın içinde yoğrulmuş biri. Basın dünyasının güçlü kalemlerinden, merhum Halil İbrahim Kocaerkek’in önderliğinde, ilk Afyonkarahisar İnternet Haberciler Derneği kurulurken tanıdım onu. Bu süreçte, hem mesleki azmini hem de insanlara faydalı olma isteğini yakından gördüm. Farklı bir mizacı vardı; ama dernekleşme gibi zor bir işe girişerek, gazetecilerin sorunlarını çözmeye, onları bir araya getirmeye ve dertlerine derman olmaya çabalıyordu.
İlk olmak her zaman zordur. Kıraç bir toprağı sürmek gibi... Sert bir zemine adım atarsınız; emek verirsiniz, uğraşırsınız ve ardından gelenler için yolu açarsınız. İşte İsmail Öğeday da böyle bir adım attı. Dernek bünyesinde, basın kartı almanın neredeyse imkansız olduğu bir dönemde gazetecilere kimlik kartı sağlayarak önemli bir eksikliği gidermişti. Basit gibi görünse de, bu işin arkasında ciddi bir emek, çaba ve fedakarlık vardı.
Yıllar içinde, meslektaşlarının sorunları için çalmadık kapı bırakmadı. Telif haklarıyla ilgili sıkıntılar yaşayan bir gazeteciyi kurtarmak için Gazeteci Ahmet Uçmak ile birlikte Ankara’da vekillerle görüşmekten, sivil toplum kuruluşlarının desteğini aramaya kadar elinden geleni yaptı. Bu mücadele azmi takdire şayandı.
Belki de İsmail Öğeday’ın en büyük başarısı, 2017 yılında TOKİ konutları aracılığıyla 37 gazeteciyi ev sahibi yapmasıydı. Düşünün, hayali bir ev sahibi olmak olan insanlar, onun sayesinde bu hayaline kavuştu. Bu başarı, sadece meslektaşlarının değil, ailelerinin de mutluluğunu getirdi.
İsmail Öğeday, yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda bir vizyoner. Basın camiası için düzenlediği geziler, seminerler ve yemek organizasyonlarıyla insanları bir araya getirdi, mesleğe yeni bir soluk getirdi. Onun yanında, bu camiada yoğruldukça biz de öğrendik. Çırak olduk, ustalardan ders aldık. Okulunu okumadık belki, ama bir tuğla da biz koyduk bu yapıya.
Bugün dönüp baktığımda, insanların hayatlarına dokunan, onların hayallerini gerçeğe dönüştüren birini görüyorum. İsmail Öğeday’ın çabalarını, azmini ve mesleğe kattıklarını saygıyla anıyorum.
Teşekkürler İsmail Öğeday. Eminim, içinde hâlâ pek çok proje ve fikir var. Kalemin güçlü, yolun açık olsun.
Sağlıcakla kalın.








kalemine sağlık Hakan Bey teşekkürler güzel bakan güzel görür eyvallah